SSK Antalya Bölge Hastanesi Başhekimi Dr.Abdurrahman Arıcı


Antalya SSK Bölge Hastanesi Başhekimi Dr. Abdurrahman Arıcı, en büyük sıkıntılarının vatandaşa ilaç yetiştirememek olduğunu belirtti.

Arıcı, hastanedeki ilaç kuyruğu eleştirilerine ise hükümetin yeni bir hazırlık içinde bulunduğunu hatırlatarak, "Hükümet karar aldığında vatandaşlar ilaçlarını bütün eczanelerden alabilecekler. Onun için herhangi bir yatırıma giremem. Ben devletin parasını sokağa atacak insan değilim" diye cevap verdi.

İlaçların dışardan temini hususunda hükümetin bir çalışmasının bulunduğunu hatırlatan Arıcı, bu çalışmanın hala devam ettiğini söyledi. Arıcı, "Şimdi oraya 10 bin dolarlık yatırım yapacağım, bir ay yada iki ay sonra da eczaneler kapatılıp ilaçlar dışardan alınacak dendiğin de 10 bin dolarlık yatırımım ne olacak? Bunu nasıl telafi edersiniz? Yazık günah değil mi?" şeklinde soru yönelterek, oraya yapacakları numaratör sisteminin yaklaşık 10 bin dolara mal olacağını yineledi. Hükümetten böyle bir karar çıkmama ihtimaline karşı hazırlıklarını yaptıklarını ve araştırmayı sürdüklerini belirten Arıcı, bunu bir daha aynı firmaya kesinlikle yaptırmayacaklarının altını çizdi. Arıcı, "Çünkü her arızaya geldiğinde 1 ile 1 milyar 750 milyon lira arası ücret alıyorlar. Buda neticede bilgisayar sistemi. Her arızada 1, bir buçuk milyar ödeyemezdik. Ne zaman arıza yapacağı da belli olmuyor. Benden önce yapılmış şeyler. Ben de başka firma araştırıyorum. İstanbul ile irtibata geçtim. Onu elimizin altında tutuyoruz. İhtiyaç anında devreye sokarız" açıklamasında bulundu. Daha önce bir ay içerisinde üç kez yaptırdıklarını ve bu paraları ödediklerini bildiren Arıcı, "Burada biz 500 bin 500 bin yada bir milyon bir milyon para toplayacağız ve buralara vereceğiz. Benim mantaliteme ters bu. Başka yolları araştırıyoruz. Ben azami ölçüde az imkanlarla çok hizmet vermeye çalışıyorum. Çünkü devletimizin sağladığı imkan bu. Olaya ekonomik bakıyorum" dedi.

Eczaneyi bir yıl önce yaptırdığını hatırlatan Arıcı, 8 tane bankoyu 14'e çıkardığını ifade etti. "4 bin hastam var. 3 bin–3 bin 250 reçete istiyor. Sağlık ocakları devreye girince 5 bin 500 çıkarıyorum" diyen Arıcı, Devlet Hastanesi ve Üniversite'ye de eczane açtıklarını vurguladı. Arıcı, "Benim dispanserim yok. İki tane dispanser açtım geçen sene. Oralarda da var eczane. 40 sağlık ocağı, üç semt polikliniği var. Onlarda buradan alıyor. Ne yapabilirim? 5 bin 500, 6 bin kişiye ilaç verirken" şeklinde rakamsal tablo çizdi. Öte yandan, muadil ilaçların çok yazıldığı yönündeki eleştiriyi de cevaplandıran Arıcı, SSK'daki işleyişi şöyle anlattı: "Bizim geleneğimiz şu; biz eşdeğer ilacın ucuzunu alıyoruz. Bu bir SSK politikasıdır. Ama sağlık ocaklarında ve devlet hastanelerinde bu gelenek hakim değil. Bizim problemimiz orada. Ama onlarda o gelenek olmadığı için kendi bildikleri ilaçları yazıyorlar. Biz eczanemize alamıyoruz o ilaçları. İlacın tedavisi önemli. Bugün Eczacıbaşı'nın verdiği serumlar var örneğin. Eczaneden gidip aldığınızda 5 milyon 400 bin lira şuan. Biz bu ilaçları ihale ile 520 bin liraya alıyoruz. Yani, onda bir fiyatına almayayım mı? Arkadaşım başka bir firmanın serumunu verdi diye o serumumu vermemeliyim? Bunun denetlemesini Sağlık Bakanlığı yapıyor zaten. Eğer uygun değilse piyasa çıkmaz."

Alanya, Manavgat ve Kemer'e dispanser açtığını bildiren Arıcı, buralara aynı zamanda birer eczane açtığını söyledi. Arıcı, "Rakamları var, 2001 yılında Alanya'da eczanemiz yokken dışarıya dispanserimizden ilaçlar yazılıyordu. Dışarıdaki eczanelerden alınıyordu. Ödediğimiz para bir trilyon 405 milyar. 1 Ocak 2002'de eczanemizi açtık. 31Aralık tarihine kadar kendi dispanserimizde yazıp kendi eczanemizden ilaçlarımız verdik. Ucuz eş değer ilaçları almamıza rağmen verdiğimiz ilacın değeri üç buçuk trilyon lira. Bize mal oluşu ise 950 milyar lira. Bir yılda yalnız ilaçtan 2.5 trilyon lira tasarruf etmişiz" şeklinde konuştu.

Bu eşdeğer ve ucuz ilaçların dışarıdaki eczanelere çıkarıldığı zaman fiyatının iki– üç kat artacağına dikkat çeken sözlerini şöyle tamamladı: "Bunu ben Manavgat ve Kemer'de de açtım. Kemer'de dispanserimiz yoktu. Günlük sağlık ocakları ve devlet hastanelerine çıkan reçete sayısı 200'e yakındı. Her ay 200–250 milyar lira para ödüyorduk. Eczanemizi açtıktan sonra reçete sayısı 90–100'e düştü. Takdirini size bırakıyorum. Bu boyutları hiç düşünülmüyor. Eğer böyle tasarruf yapmasak bugün o şikayet ettikleri ilacı da bulamayacaklar. Ben bir yere getirilmişsem elimden geldiği kadar gereğini yapmaya çalışıyorum."
Basın

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar